Haldun Taner’siz 33 yıl

 

 

Haldun Taner

Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda İstanbul milletvekilliği yapmış, hukuk profesörü Ahmet Selahattin Bey ile Seza Hanım’ın oğlu olan Haldun Taner, 16 Mart 1915’te İstanbul Çemberlitaş’ta dünyaya geldi. Henüz 5 yaşındayken, kalp krizi nedeniyle babasını kaybeden Taner, annesiyle birlikte büyük babası Matbaa-i Amire Müdürü İsmail Hamit Bey’in Saraçhanebaşı’ndaki konağına taşındı. Haldun Taner’in; büyük annesi, teyzesi ve dört dayısıyla yaşadığı konakta, kültürel altyapı ve kişiliğinin temellerini atılmış oldu.

Haldun Taner 11 yaşında...

Haldun Taner 11 yaşında…

Orta öğrenimini 1935’te Galatasaray Sultanisi’nde tamamlayan Haldun Taner, tatil günlerinde çalıştığı, büyük babasının Hamid Matbaası’nda, dönemin ünlü yazarlarını tanıma fırsatı yakaladı. Taner, devletin verdiği yüksek öğrenim bursuyla 1935 – 1938 yıllarında Almanya Heidelberg Üniversitesi’ne giderek, ekonomi ve politika üzerine eğitim aldı. Ağır tüberküloz nedeniyle okulunu yarıda bırakarak Türkiye’ye geri dönen Haldun Taner, 1938 – 1942 arasında Erenköy Sanatoryumu’nda tedavi gördü.

İlk öyküsü ‘Töhmet’i 1946’da okurların beğenisine sunan Haldun Taner’in skeç, öykü, oyun, kabare, senaryo ve hiciv türlerinde eserleri dönemin ünlü dergilerinde yayımlandı. Taner’in, siyasal politik konulu öykülerden oluşan ‘Yaşasın Demokrasi’ adlı kitabı ise okuyucularıyla 1949’da buluştu.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünü 1950’de bitiren Taner, sanat tarihi kürsüsünde asistan olarak görev yaptı. Taner, 1950’de çıkardığı ‘Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu’ öykü kitabında yer alan aynı adlı hikâyesiyle New York Herald Tribune Gazetesi’nin 1953’te düzenlediği uluslararası yarışmada birinci oldu. 1956’da da Varlık dergisi tarafından yılın en beğenilen öykücüsü seçildi.

Viyana Max Reinhardt Tiyatro Enstitüsü’ne 1954’te giden ve 2 yıl boyunca eğitime devam eden Haldun Taner, Viyana’daki bazı tiyatrolarda reji asistanı olarak da çalıştı. Taner’in 1954’te yayımlanan ‘On İkiye Bir Var’ adlı kitabı, 1955’te verilmeye başlanan Sait Faik Hikâye Armağanı’nı alan ilk kitap oldu. Kitaptaki ‘On İkiye Bir Var’ öyküsü aynı zamanda İsviçre Atlantis Yayınevinin düzenlediği ‘Zaman Üstüne Öyküler’ yarışmasından da ödüle layık görüldü.

Haldun Taner, 1950’den sonra İstanbul Edebiyat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü ile 1968’de kuruculuğunu üstlendiği Language and Culture Center Özel Tiyatro Okulunda (LCC) birçok öğrenci yetiştirdi. Taner, 1960’tan itibaren tiyatro çalışmalarına yoğunlaşırken, güncel olayları konu alan eleştirel oyunları sunabilmek amacıyla kabare tiyatrosunun kuruluşuna öncülük etti. Haldun Taner, Ahmet Gülhan, Zeki Alasya ve Metin Akpınar ile 1967’de İstanbul’da Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nu kurdu. Toplumsal ve politik taşlamaya yer veren tiyatro, kendisine özgü üslubuyla geniş izleyici kitlesine ulaştı.

'Keşanlı Ali Destanı'

‘Keşanlı Ali Destanı’

Münir Özkul ile 1969’da Bizim Tiyatro’yu kuran Haldun Taner, Ahmet Gülhan ile de 1978’de Tef Tiyatro Grubu’nu kurdu. Oyunlarında meddah geleneği ve tuluat tiyatrosunun özelliklerinden yararlanan Taner, tiyatrodaki ilk eserlerinde de dramatik türün başarılı örneklerini verdi. Ünlü yazarın kaleme aldığı ‘Keşanlı Ali Destanı’ adlı oyunu, Türk tiyatrosunda ilk epik tiyatro örneği olurken, oyun Almanya, İngiltere, Çekoslovakya ve Yugoslavya’da da sahnelendi. Atıf Yılmaz tarafından beyazperdeye aktarılan ve Cumhuriyetin ilk yıllarından Demokrat Parti dönemine kadarki süreçleri yalın bir dil ve eleştirel bir bakışla yorumlayan oyun, 1964’te gerçekleştirilen 275 temsille büyük bir başarıya ulaştı.

16 Mart 2018'de Kadıköy'de Haldun Taner Müze Evi açıldı.

16 Mart 2018’de Kadıköy’de Haldun Taner Müze Evi açıldı.

Haldun Taner, öykülerinde genellikle insan ve insani değerler, doğa, yaşam, zaman, psikolojik durumlar, seçme yetisi, seçicilik özelliği ve anormallik gibi başlıklara yer verdi. Sosyal konulara yönelen ve toplumun her kesimini öykülerinde ele almaya çalışan Taner, bireyin toplumdaki yaşam biçimlerini, toplumun değişik kesimlerden seçtiği kişilerin tutarsızlıklarını, çelişkilerini ve iki yüzlülüklerini, mizahi unsurları kullanarak, alaycı bir üslupla kaleme aldı. Olayı ön planda tutan ve klasik örgülü hikayeler yazan Haldun Taner, eserlerinde entrikalı, sürprizli ve güldürücü durumlara da yer verdi. Çeşitli senaryolara da imza atan yazar ayrıca Birleşmiş Milletler UNESCO kültür komisyonlarında görev aldı.

Şehir Tiyatroları Haldun Taner Sahnesi

Şehir Tiyatroları Haldun Taner Sahnesi

Haldun Taner, 7 Mayıs 1986’da kaldırıldığı Haydarpaşa Göğüs Hastanesi’nde vefat etti. Beylerbeyindeki Küplüce Mezarlığı’nda kabri bulunan Haldun Taner’in ismi, 1988’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi, adını Şehir Tiyatrosu’nun Kadıköy Sahnesi’ne ve Caddebostan’da bir sokağa verdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir