yeni normal

Pandeminin piyasaya etkileri devam ederken, ekonomi ve sanatın ne kadar yakın iki arkadaş olduğu yeniden ispatlandı.

Susan Hefuna’nın Vortic Collect’teki solo sergisinden (Fotoğraf: Pi Artworks London)

Dünyadaki sanat haberleri arasında son haftalarda en dikkat çeken konu Gavin Brown’un galerisini kapatıp Barbara Gladstone ile ortaklığa hazırlanıyor olması.

 

Peter Doig, Ed Atkins, Alex Katz gibi uluslararası sanat piyasasının dev isimlerinin temsiliyetini yapan Manhattan merkezli Britanyalı galerici Brown, yaklaşık 10 sanatçısının da temsiliyetiyle beraber Gladstone’a geçerek bir dönüm noktası oluşturuyor. Bu sadece bir örnek, buna eşlik edebilecek benzer haberleri her gün okuyoruz.

Sanat dipsiz çukura düşmeye devam ediyor. Art Basel üçlemesinin, birincil sanat fuarı Art Basel iptal edildi. Frieze fuarlarının hepsi iptal edildi.

Galeriler nasıl adapte olacak?

Bu denli hiçliğin içinde kalmış bir piyasanın Türkiye’ye yansıması nasıl? Bizde müzeler, fuarlar, galeriler ne durumda? Aylarca pandemiden dolayı kapalı olan galeriler nefes almaya başlayacaklar mı? Sanal ortamda sergi gezmekten başka nasıl çareler bulundu? Türkiyeli galeriler arasında Brown ve Gladstone işbirliğine benzer davranışlar görebilecek miyiz? Contemporary Istanbul bu yılki edisyonunu düzenleyecek mi yoksa o da mı iptal edilecek? Peki ya daha makul fiyatlara satış yapılan STEP fuarı ne olacak? Akaretler Artweeks devam edecek mi? Galerilerimiz ‘yeni normal’e nasıl adapte olacak?

 

Şişhane’deki mekanına Almanya’nın Düsseldorf kentinde bir ikincisini de ekleyen Anna Laudel, İstanbul’daki galerisinde 9 Haziran tarihinde Mehmet Sinan Kuran’ın ‘Posthumous’, Düsseldorf’ta ise 30 Temmuz‬ tarihinde Onur Hastürk’ün ‘Asimilasyon’ isimli solo sergisini açtı. Açılış yapılmayan sergiler pandemi sebebiyle sosyal mesafeye önlem olarak randevu ile geziliyor. Tabii randevulu sisteme geçiş demek Instagram’cıların sayısının azaldığının ve gerçek alıcıların ancak randevu alarak galeriye kadar zahmet ettiklerinin de işareti olsa gerek. Normal şartlarda Anna Laudel yurt dışında birçok fuarda yer alıyordu ancak pandemi nedeniyle ertelenen fuarların yeni takvimleri belli olmadığından şu anda o konu gizemini koruyormuş. Pi Artworks ise İstanbul’daki mekanında İpek Duben’in solo sergisi ‘Soytarılar ve Melekler’i, pandemi süresince kapalı kalması nedeniyle 19 Eylül tarihine kadar uzattı. Galeri yeni sezon programındaysa kasım – aralık aylarında ise sanatçı ikilisi Noorafshan Mirza & Brad Butler’ı ağırlayacakmış. Pi Artworks Londra, ekim – kasım döneminde David Thorp küratörlüğünde John Latham, Barry Flanagan, Anne Tallentire, Fiona Banner ve Cally Spooner’un yer alacağı karma bir sergi gösterecekmiş. İstanbul ve Londra galerilerinin haricinde ise Pi Artworks sanal mekan olarak genişletilmiş gerçeklik (XR) teknolojisi kullanan Vortic Collect’in London Collective platformunda yer alıyor. London Collective İngiltere’nin önde gelen kırk iki galerisini bir araya getiriyor. Vortic Collect aslında Pi Artworks için üçüncü bir galeri mekanı olarak kabul ediliyor. Genişletilmiş gerçeklik ortamındaki sergiler de aynı fiziksel mekanda olduğu gibi hazırlanıyor. Bir sergi inmeden başka bir sergiye başlanmıyor. Senelik bir program hazırlanıyor. İlk sergi, haziran – temmuz aylarında gerçekleşen Susan Hefuna’nın ‘Thought’ isimli solo sergisi oldu. İkinci sergi de 25 Temmuz’da açılan Nancy Atakan’ın solo sergisiydi. Martch Art kurucusu Bahar Kizgut, “Eylül’de sezonu Bengü Karaduman’la açıyoruz. Galeri mekanı dışında Murat Akagündüz’ün sergisine yer verecek.

Taze kan getirmişti

Geçtiğimiz yıl piyasaya başarılı bir giriş yapan STEP fuarı, satın alınabilir makul fiyatlarla piyasaya deyim yerindeyse taze kan getirmişti. Bu yıl ertelenen fuarın iptal edildiği konusundaki söylentileri ise kurucusu Rabia Güreli cevaplıyor: “İkincisi düzenlenecek olan STEP ISTANBUL, bu yıl 16-17 Kasım tarihlerindeki davetlilerin katılacağı ön izleme günlerini takiben 18-22 Kasım tarihleri arasında genel ziyarete açık olarak yeni mekanı Taksim 360’da düzenlenecek. İzlenme günlerini beş günden yediye çıkardık ve daha geniş bir mekana geçtik.”

Onur Hastürk, Tef çalan Odalık (Fotoğraf: Anna Laudel Düsseldorf)

Güreli, sözlerine Ali Güreli ile birlikte her yıl düzenledikleri Contemporary Istanbul’un merak edilen akıbeti hakkında bilgi vererek devam ediyor: “15. yılını yaşayan Contemporary Istanbul hibrit bir model ile ilerleyecek. Fuar fiziki olarak mekanda, aynı zamanda çevrimiçi olarak düzenlenecek. Fiziksel fuar önceki 14 yılda olduğu gibi yerli ve yabancı galerilerin, sanatçıların, koleksiyonerlerin ve tüm sanat dünyası ilgililerinin arzu ettiği bir ortam. Bu ortamı hepimiz özledik. İçine çok hızlı girdiğimiz dijital ortam ve bu ortamda çok daha fazla sayıda tarafın yer alabilmesi, katılımcı ve ziyaretçi sayılarının misliyle artma olanağı bizi çevrimiçi etkinliğe yöneltti. Nisan ayından itibaren devam eden çalışmalarımızın neticesini eylül ayı başında almayı planladık. Çevrimiçi etkinlikte çalışmamızın önceliklerinin başında tabii ki sanat eseri alışverişinin kolaylaştırılması yanında hepimizin çok keyif aldığı fuar ortamında yaşanan duygu, deneyim ve sosyal ortamı azami sanal ortama taşımayı hedefledik. Bu çalışma gelecek yıllarda sürekli gelişecek, yeni çıkacak teknoloji ve yeniliklere açık olacaktır. STEP gibi Contemporary Istanbul’un da süresi uzatıldı ve yedi gün olarak belirlendi. 14-15 Aralık tarihlerinde ön izleme, 16-20 Aralık tarihlerinde ise ziyarete açık olacak.”

Önlemler sosyal medyada

Fuarın girişinde her yıl rastladığımız kalabalık ve fuar mekanına yoğun ilgi konusunda nasıl bir önlem alacakları konusundaysa Güreli şunları söylüyor: “TOBB tarafından belirlenen ziyaret yoğunluğuna paralel olarak kısıtlı, belli aralıklarda ve belli sayıda  ziyaretçiye açık olacak.  Ziyaret günlerinde ziyaretçiler farklı saat aralıklarında gezebilecek. Koleksiyonerler, sanat profesyonelleri ve basın mensupları için özel davetiye ile düzenlenen ön izleme günü ise, diğer senelerden farklı olarak iki güne yayılacak. Fuar alanının sahip olduğu turizm işletme belgesi nedeni ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu tedbirler genelgesine uyulacak. Her iki etkinlikle ilgili önümüzdeki zaman aralığında tüm gelişmeler takip edilerek etkinlikler öncesi alınacak önlemler sosyal medya hesaplarımızdan ve web sitelerinden bildirilecek.”

Artweeks Akaretler devam

Contemporary Istanbul’a alternatif olarak çıkan ve UBS-Bilgili Holding işbirliği sayesinde her yıl daha da gelişen ve alternatif bir fuar sıfatını almaya hak kazandığını düşündüğüm, Sabiha Kurtulmuş önderliğindeki Artweeks Akaretler de bu yıl iptal etmeyip yola devam ediyor.

Kurtulmuş “UBS, Artweeks Akaretler’i eylül ayında yapalım önderisinde bulundu. Biz de bu öneriyi ekim ya da kasımda değerlendirmek istiyoruz, eğer pandemi gelişmezse” diyerek kurucusu olduğu Merkür Galeri’nin de yeni sezon sergi programı hakkında şunları söyledi: “Haziran ayında Saliha Yılmaz’ın Merkür’deki ilk sergisini açtık ve satış olarak da oldukça iyi geçti. Yeni bir sergi ile devam etmek istedik fakat galerilerin çoğunluğu pandemi sebebiyle önceden açtıkları sergileri gösterip tatile gireceklerdi. Yaz ayları zaten sergi açmadığımız ve tatilde olduğumuz bir dönem bizim için. Sanırım eylül itibariyle herkes kişisel sergilere devam edecek.”

Yeni sergiler

Geçtiğimiz aylarda teker teker ziyarete açılan müzelerimiz de yeni sergiler göstermeye başladı.

İstanbul Modern Direktörü Levent Çalıkoğlu ‘yeni normal’ denen dönem için şu değerlendirmelerde bulundu: “İstanbul Modern, 16 Haziran itibariyle kapılarını yeniden açtı. Açıldıktan bir hafta sonra ise iki kata yayılan yeni koleksiyon sergimizi izleyicilerimizle buluşturduk. Sergide, 1950 sonrası Türkiye sanat ortamındaki soyut ve figüratif resmin gelişimi ile doğa ve çevre üzerinden şekillenen çağdaş sanat yapıtları bir araya geliyor. Müzenin ikinci katında çağdaş sanat dünyasının doğa ve çevre üzerinden şekillenen farklı yapıtları sergileniyor. Resim, heykel, video, yerleştirme, fotoğraf gibi farklı disiplinlerde doğa kültürünün izini süren, çevre sorunlarına duyarlı sanatçıların yakın dönemde ürettiği çalışmalara bu katta yer veriyoruz. Bu seçim ve sergileme doğanın yitimine, kaynakların tükenmesine ve çevre sorunlarının önlenemez artışına dikkat çekmek isteyen bir yaklaşımla, farklı kuşaklardan sanatçıları bir araya getiriyor. Üçüncü katta ise 1950 sonrası Türkiye sanat ortamındaki soyut ve figüratif resmin gelişimi, kronolojik bir akış içerisinde, ikonik örnekler üzerinden sergileniyor. İlk bölüm, geometrik ve lirik bir yaklaşım ekseninde temellenen soyut resmin Anadolu ve İslam kültüründen beslenen görsel ve düşünsel etkilerini görünür kılıyor. İkinci bölümde ise figüratif resmin toplumsal gerçekçi örneklerinden 1970’li yılların yeni figüratif yaklaşımları ile 1980’li yılların dışavurumcu ve kavramsal örneklerine uzanıyor.”

 

 

kaynak :diken

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir